SAFFET ÇAKIR

OKYANUSLARA YOLCULUK

MENÜLER
Site Haritası
Takvim

CAMİLERİMİZ

                        HUZUR MEKANI CAMİLERİMİZ              
 Cami, bir araya getiren, birleştiren demektir.
İnsanları sevgi ile bir araya getiren, kucaklaştıran, toplumun her kesimiyle, genciyle, yaşlısıyla bir safta toplayan mekanlardır.
Biz ibadetle birlikte bedenlerimizi, bedenlerimizle birlikte ruhlarımızı bir araya getirerek birleştiriyoruz.  Ruhlarla bedenleri birleştirmeyi öğreniyoruz. Hep birlikte Yüce Yaradanımıza “Biz birlik ve bütünlük içerisinde ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz.
Bizi en güzel en doğru yolda hidayet eyle” diye dua ediyoruz.        
Camilerimiz  bilgi mekanlarııdır.  Kültür  ve irfan okullarıdır. Çünkü biz dinimizi büyük ölçüde camilerde öğrenmişiz. Peygamber Efendimiz bu dini önce, imkan bulamadığı için, mescid kıldığı Erkam'ın evinde, sonra Kabe'de ilan edip öğretmiştir. Medine'ye hicret edince de ilk düşündüğü şey bu dini öğretip yaymak için bir merkez oluşturmak olmuştur. Bunun için ilk olarak Mescidi Nebi'yi inşaa etmiştir. Hatta hicret esnasında misafir olduğu Medine yakınlarında ki
Kuba köyün de bizzat kendi elleriyle Kuba Mescidi'ni inşaa etmiştir.
                                                                                                                                  
Camide mihrab vardır. Mihrab sadece imamın cemaatin önüne geçip namaz kıldırdığı yer değildir. Mihrab, 'harb' kökünden gelir. Ve 'her türlü kötülükle savaşılan yer' demektir. Dolayısıyla muhteşem bir ahlak boyutu da ifade edilmiş olur. Bu yönüyle camiler aynı zamanda bizi kötülüklerden alıkoymak için, bizi kötülüklerden arındırmak için yapılmış binalardır.
       
Camide ayrıca minber vardır. Minber,  tahlilini yapacak olursak 'bilginin ışığa dönüştüğü yer' demektir. Dolayısıyla biz minberlerden, İslam'ın bilgisini ışığa dönüştürerek, oradan kalbimize ve beynimize almayı öğreniriz. Kürsüler vardır. Kürsü sadece sandalye manasına değil, aynı zamanda yine o bilginin yüceliğini ifade eden bir kavramdır. .
 

Ecdadımız Mescid-I Nebeviyi imar ederken, tarihe ışık tutması  ve insanlığa camilerin fonksiyonlarını anlatmak için direklerin üzerine isimlerini yazmışlar. İşte onlardan bir kaçı: Üstüvane-i Aişe: (Aişe direği) İlk  kıble. Çevresi mübarek kılınan Mescid-i Aksa’ya, peygamberler yurduna ilk yöneliş mekanı. Tüm insanlığın ortak değerler etrafında birleşmesinin simgesi. Üstüvane-i Serir (Divan direği): Alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin tüm insanlığın kurtuluşu için inzivaya çekildiği itikafa girdiği mekan. Dua, zikir, tefekkür, kulluk ve ruhsal arınma mahalli. Üstüvane-i Haris (Bekçi direği) Başta Allah’ın  Aslanı Hz. Ali olmak üzere emniyet görevlilerinin bulunduğu mekan.
       
Camiler aynı zamanda bağımsızlık simgeleri ve vatanın tapularıdır. Bu açıdan kimliğimizin önemli bir parçası haline gelmiştir. Camiler ve onların şehadet parmağı gibi göğe yükselen, manen “Allah Bir. Allah en büyüktür” diye haykıran minareleri hala bu şehirlerin bir İslam şehri olduğunun, orada yaşayan milletlerin müslüman olduğunun belgeleridir. O minarelerden sadece ezan sesleri yükselmiyor. Bu tarih, kimlik, kültür, maneviyat hepsi birleşerek, camiinin taşları ve harçları arasından bütün insanlığa eşitlik, kardeşlik, adalet ve barış dinini ilana  devam ediyorlar.      
Bu ilan sadece, namaza değil. Kadınıyla erkeğiyle çocuğuyla, genciyle yaşlısıyla tüm insanlığa huzur, saadet ve barış çağrısıdır.
Camiler sadece erkeklerin toplandığı mekanlar da değildir. Asr-ı saadetteki gibi toplumun tüm kesimlerine hitap eder. Peygamberimiz (s.a.) hadis-i şeriflerinde “Allah'ın kadın kullarını, Allah'ın mescidlerinden alıkoymayınız.” buyurduğu halde, zaman içerisinde kadınların camilerden soyutlandığını görüyoruz. Peygamberimiz'in Medine'sine gittiğimizde kadınların, hem beş vakit namaza, hem cumalara, hem de bayramlara aktif olarak katıldıklarını görüyoruz. Bizim camilerimizde de aynı katılımın olmasını temenni ediyoruz. 
    
                                                                                                                                                                        SAFFET  ÇAKIR 
 
Saat
BİR VİSALE DOĞRU
Bir aşkın cevriyle yanma boşuna! 
Mâsivâdan geçenlerden ol gönül! 
Hakk deyince nefsin gitmez hoşuna 
Ab-ı Furkan içenlerden ol gönül! 

Aşk deyince öde, olsa da paha! 
Öyle ki yüreğin bir kalksın şaha! 
Bir visale doğru Yüce Allah’a; 
Kanat açıp uçanlardan ol gönül! 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 16° 8°