SAFFET ÇAKIR

OKYANUSLARA YOLCULUK

MENÜLER
Site Haritası
Takvim

ÇEŞMEDE GÜN BATIMI

ÇEŞMEDE GÜN BATIMI 

Çeşmede yine bir gün batımı,

Karşıda yunan adaları,

Bir kurşun atımında,

Ben eriyorum sevgilim,

Çeşmede her gün batımında…

Güneş sarı saçlarını son kez tararken,

Gümüş tepelerde son nöbetinde,

Altın sarısı gibi, gözlerime çakılı,

Yerinden oynatır gibi akılı.

Gitmek bilmiyor güneş çeşme tepelerinden,

Anadolu topraklarına doymamış gibi bakıyor,

Eriyor da sanki yüreğime akıyor.

Sensiz güneş bile üzgün sevgilim,

Gitmek bilmiyor, gitmiyor işte,

Çeşmede gün batımı bitmiyor işte.

 

Dalgalar üzerime geliyor tutunmak için,

Çeşme körfezine sarılırcasına

Öpüyor dalgalar sahil boyunu,

Bu türkü gözlü, yağmur saçlı sevgilinin oyunu.

Şimdi sen ya gurbette, ya Ankara’da

Bir avuç tuz basılı bıraktığın derin yarada.

 

Deniz üzerime geliyor sarılmak için,

Bu güneş bu deniz beni bırakmıyor ah, yarim!

Seni unutturmuyor bu güneş bu deniz,

Ah, orta boylum, al yazmalım!

Yüreğimin yangını Ispartalım!

Sensiz çeşmede yine bir gün batımındayım,

Bir avuçluk can atımındayım.

Güneş içiyor yüreğimi derinden,

Doğar mı güneşim gözlerinden.!

Şimdi nerelerdesin kim bilir?

Şarkılarım doğar şiir gibi sözlerinden,

Bestesi yankılanır gün batımında,

Aşk mavisi çeşme körfezinden…

 

Güneşin saçlarına banmış dalgalar,

Öksüz gibi raks ediyor çeşme koyunda,

Ne sevdalar gizli, ne gizemler var bu oyunda.

Dalgalar sarhoş gibi yalpalıyor,

Kafe de bir yunan müziği çalıyor,

Çalıyor da kulaklarımda kalıyor.

Güneşten bir altın yol çizili karaya,

Ellerini sür yeter meleğim,

el değmeden açtığın yaraya

Yürümek geliyor içimden güneşe doğru,

Denizin üzerinden dalgaları tırmanarak,

Tutunmak istiyorum güneşe, bir sevdayı anarak.

Güneşi gözlerime doldurup kanarak,

Bir çeşme akşamında,

Gün batımında yanarak…

 

Ah, sevgilim yine yoksun,

Güneş seni alıp götürüyor sanki,

Güneşe takılıp kalıyorum can havliyle

Güneşi gözlerime hapsettim bırakmıyorum,

Güneş gözlerimden giriyor

Yüreğimde eriyor,

Damarlarımdan süzülüyor sevgilim,

Şimdi bir hicran yarasıyla sızlanır dururum,

Gün batımında eriyerek, sensizlikte kaybolurum.

Güneşe takılıp yine seni sevgilim

Bir gün elbet bulurum.

 

Güneş yalarken dalgaların yüzünü,

Başlar çeşme akşamlarında,

bir sevdanın hüzünü.

Yakamozların kıvılcımları gözlerime sıçrıyor,

Bir kedi akşamüstü kıvılcımları topluyor.

Güneşe doğru uzanan altın sırtlı dev balık,

Yüreğime bir sevdayı saplıyor.

Gözlerime damlayan damla gözlerin,

Damar, damar vücudumu kaplıyor.

Güneşe uzattığım ellerim üşüyor,

Adın harfleri gözlerimden düşüyor.

Çiviledim güneşe adımla adını,

Sen hayatımın bir tek kadını,

Seni unutturmuyor,

Çeşmede bu gün batımı…

 

Ah, sevgilim birazdan güneş batacak,

Ben dipsiz uçurumlarda peşine düşeceğim,

Güneş seninle gitti, gelmez gayrı,

Kim bilir kaç asır sonra doğacak.

Sen yoksun, güneş öksüz, deniz yetim,

Bu matem beni boğacak,

Ah yarim, ince sızım,

İçimde açtığın boşluğu,

kimse dolduramayacak.

  SAFFET ÇAKIR – ÇEŞME –25 mart 2010 -   17.15
Saat
BİR VİSALE DOĞRU
Bir aşkın cevriyle yanma boşuna! 
Mâsivâdan geçenlerden ol gönül! 
Hakk deyince nefsin gitmez hoşuna 
Ab-ı Furkan içenlerden ol gönül! 

Aşk deyince öde, olsa da paha! 
Öyle ki yüreğin bir kalksın şaha! 
Bir visale doğru Yüce Allah’a; 
Kanat açıp uçanlardan ol gönül! 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 16° 10°